Peyami Safa
1899, İstanbul (Gedikpaşa) — ☾ 1961
Peyami Safa (1899-1961), Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en üretken ve çok yönlü isimlerinden biridir. Psikolojik roman türünde öncülük etmiş, Doğu-Batı medeniyetleri arasında bir sentez arayışını hem romanlarında hem düşünce yazılarıyla işlemiştir. 43 yıl boyunca sürdürdüğü köşe yazarlığı kariyeriyle Türk entelektüel hayatına derin izler bırakmıştır.
Peyami Safa, 2 Nisan 1899'da İstanbul'un Gedikpaşa semtinde, Servet-i Fünûn döneminin önemli şairlerinden İsmail Safa'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Adı, baba dostu şair Tevfik Fikret tarafından konulmuştur.
Henüz bir buçuk yaşındayken babasını kaybetti. İsmail Safa, 1900 yılında Sivas'a sürgüne gönderilmiş ve 1901'de orada vefat etmiştir. Ailenin maddi durumu son derece güçleşti; annesi Server Bedia Hanım, Peyami'yi ve ağabeyi İlhami Safa'yı zor koşullar altında büyüttü.
1908 yılında sağ kolunda kemik veremi ortaya çıktı. Bu hastalık dokuz yıl sürerek çocukluğunu ve gençliğini derinden etkiledi. Hastanelerde geçen yıllar, ileride yazacağı 'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' romanının otobiyografik kaynağını oluşturacaktı.
Vefa İdadisi'ne başladıysa da hastalığı ve maddi sıkıntılar nedeniyle okulu bıraktı. Üniversite eğitimi almadı; ancak kendi kendini yetiştirerek Fransızca, felsefe, edebiyat ve sosyal bilimler alanlarında derin bir birikim kazandı.
1919 yılında ağabeyi İlhami Safa ile birlikte 'Yirminci Asır' gazetesini çıkararak gazetecilik hayatına adım attı. 1922'den itibaren romanlarını ardarda yayımlamaya başladı. Aynı yıllarda Server Bedi takma adını kullanarak popüler romanlar ve Cingöz Recai serisini kaleme aldı.
1928-1940 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde edebiyat sayfası editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. En önemli romanlarını bu yıllarda yayımladı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Fatih-Harbiye (1931), Bir Tereddüdün Romanı (1933). Özellikle Fatih-Harbiye, Doğu-Batı çatışmasını İstanbul'un iki yakası üzerinden işleyen sembolik romanı olarak Türk edebiyatının klasikleri arasına girdi.
1930'lu yıllarda felsefe ve medeniyet konularına olan ilgisi yoğunlaştı. Mustafa Şekip Tunç ve Hilmi Ziya Ülken gibi filozoflarla yakın dostluklar kurdu. 1931 yılında Türk Felsefe Cemiyeti'nin ikinci kuruluşunda etkin rol aldı.
Nâzım Hikmet ile gençlik yıllarında kurulan dostluk, ideolojik çatışma nedeniyle şiddetli bir düşmanlığa dönüştü. Bu kopuştan sonra Peyami Safa hayatının sonuna kadar antikomünist bir düşünce çizgisini benimsedi.
1949'da yayımlanan Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, mistisizme ve metafiziğe yönelişinin romansal ifadesi oldu. 1951'deki Yalnızız romanı Doğu-Batı sentezi meselesini en derinlemesine işlediği eseri oldu. 1953-1960 yılları arasında Türk Düşüncesi dergisini yayımladı.
27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Türk Dil Kurumu ve Türk Edebiyatçılar Birliği ile ilişkisi kesildi. Şubat 1961'de askerlik yaparken Erzincan'da ölen oğlu Merve'nin kaybından derinden sarsılan Peyami Safa, üç ay sonra 15 Haziran 1961'de beyin kanamasından vefat etti.
Dergiler & Gazeteler
Yayınevleri
Düşünsel Çizgi
Peyami Safa, Doğu ve Batı medeniyetlerinin ideal yönlerini birleştiren bir sentez arayışını hem romanlarıyla hem düşünce yazılarıyla işlemiştir. Erken dönemde Türk inkılâbını savunan modernleşmeci bir söylemden, son yıllarında gelenek, din ve mistisizm vurgusunun ağır bastığı bir düşünce çizgisine evrilmiştir.
Gençlik ve Popüler Edebiyat Dönemi (1919-1929)
1919–1929Gazeteciliğe başlaması, Server Bedi takma adıyla popüler romanlar ve Cingöz Recai serisinin yazılması.
Büyük Romanlar ve Modernleşmeci Dönem (1930-1945)
1930–1945Psikolojik romanların yazıldığı, Türk inkılâbını savunan yazılar, gazetecilik ve düşünce üretimine yoğun katkı dönemi.
Mistisizm ve Sentez Dönemi (1946-1961)
1946–1961Doğu mistisizmine yöneliş, Doğu-Batı sentezi fikrini derinleştirme, Türk Düşüncesi dergisi, son romanlar.
Kamusal Faaliyetler
Uzmanlık Alanları & Kavramlar
Uzmanlık Alanları
Temel Kavramlar
Vefatı
1901 — Babası İsmail Safa, sürgünde bulunduğu Sivas'ta vefat etti
1961 — 15 Haziran'da beyin kanamasından İstanbul'da vefat etti
Toplam 21 eser · Kronolojik sıralama (yeniden eskiye)
1970'ler
1960'ler
1950'ler
Biz İnsanlar
RomanYalnızız
Roman1940'ler
1930'ler
Felsefî Buhran
İncelemeBüyük Avrupa Anketi
AraştırmaTürk İnkılâbına Bakışlar
AraştırmaFatih-Harbiye
RomanAttila
Roman1920'ler
Kurumsal Roller
Kurucu ve Yönetici — Türk Düşüncesi Dergisi
Doğu-Batı sentezi fikrini merkeze alan 63 sayı çıkarılan dergi.
Kurucu — Kültür Haftası Dergisi
21 sayı yayımlanan kültür dergisi.
Kurucu Üye — Türk Felsefe Cemiyeti
İkinci kuruluşta etkin rol.
Zaman Çizelgesi
2 Nisan'da İstanbul Gedikpaşa'da doğdu. Babası şair İsmail Safa.
Babası İsmail Safa, sürgünde bulunduğu Sivas'ta vefat etti
Sağ kolunda kemik veremi ortaya çıktı; hastalık 9 yıl sürdü
İlk öyküsünü yayımladı. Posta Telgraf Nezareti'ne memur olarak girdi.
Ağabeyi ile 'Yirminci Asır' gazetesini çıkararak gazetecilik hayatına başladı
İlk romanı 'Gençliğimiz' yayımlandı
Server Bedi takma adıyla Cingöz Recai serisine başladı
Cumhuriyet gazetesinde edebiyat sayfası editörlüğüne başladı
'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' yayımlandı
'Fatih-Harbiye' yayımlandı; Türk Felsefe Cemiyeti'nde etkin rol
'Bir Tereddüdün Romanı' yayımlandı
'Türk İnkılâbına Bakışlar' yayımlandı
'Matmazel Noraliya'nın Koltuğu' yayımlandı
'Yalnızız' yayımlandı
Türk Düşüncesi dergisini çıkarmaya başladı
'Biz İnsanlar' yayımlandı
27 Mayıs darbesinin ardından TDK ve Türk Edebiyatçılar Birliği ile ilişkisi kesildi
15 Haziran'da beyin kanamasından İstanbul'da vefat etti
Entelektüel Gelişim Dönemleri
Gençlik ve Popüler Edebiyat Dönemi (1919-1929)
1919–1929Gazeteciliğe başlaması, Server Bedi takma adıyla popüler romanlar ve Cingöz Recai serisinin yazılması.
Büyük Romanlar ve Modernleşmeci Dönem (1930-1945)
1930–1945Psikolojik romanların yazıldığı, Türk inkılâbını savunan yazılar, gazetecilik ve düşünce üretimine yoğun katkı dönemi.
Mistisizm ve Sentez Dönemi (1946-1961)
1946–1961Doğu mistisizmine yöneliş, Doğu-Batı sentezi fikrini derinleştirme, Türk Düşüncesi dergisi, son romanlar.
Alıntılar
"Tecrübe, yaşlanarak değil, yaşayarak kazanılır; ve zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır."
"Din yüzünden gerilemedik, gerilediğimiz için dinden ayrıldık."
"Ne garip ruhum var. Deli değilim ben. Deli kadar basit değilim. Neyim öyleyse?"
"Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız. Çünkü susmak, cevapların en fenasıdır."
"İçimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım; onlar olmasa bir saniye nefes alamazdım."
"Güzel fakat uygulaması olanaksız sözler, kokusuz güzel çiçeklere benzer."
Kaynakça
Beşir Ayvazoğlu, Peyami: Hayatı, Sanatı, Felsefesi, Dramı (1998). Ötüken Neşriyat .
TDV İslâm Ansiklopedisi, SAFA, Peyami .
Bu sayfada bir hata mı var?
Hata Bildir